Faydalı Linkler

Menfi Tespit –Kefaletin Fer’i Niteliği


Menfi Tespit –Kefaletin Fer’i Niteliği
Kredi veren davalı bankanın, tüketici kredisi alan asıl borçlu aleyhindeki icra takibi sonuçlandırmadan, kefil hakkında takip başlatma hakkı bulunmamaktadır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
2015/10551 E., 2015/10693 K., T. 06.04.2015

Mahkeme: Tüketici Mahkemesi
Talep: Menfi Tespit –Kefaletin Fer’i Niteliği

ÖZET: Asıl borçlu hakkındaki takip henüz sonuçlanmamış olduğundan davalının, davacı kefilden alacağını henüz talep etme hakkı yasal olarak doğmamıştır. Başka bir anlatımla kredi veren davalı bankanın, tüketici kredisi alan asıl borçlu aleyhindeki icra takibi sonuçlandırmadan, kefil hakkında takip başlatma hakkı bulunmamaktadır.

KARAR: Davacı eldeki davada, tüketici kredisi sözleşmesinden doğan borcun, adi kefaleti nedeniyle kendisinden talepte bulunulmayacağını ileri sürmüş, mahkemece de 4077 Sayılı Yasanın 10/3. maddesi uyarınca davacıdan talepte bulunulamayacağı benimsenmiş ise de davacı kefil hakkında yapılan takip kesinleştikten sonra borcu kabullendiği ve ödeme taahhüdünde bulunduğundan menfi tespit isteminin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı kanunun 10. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez." hükmünü getirmiştir. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup adi yada müteselsil kefil ayrımı yapılmamıştır. Emredici hükümlerin mahkemece re'sen dikkate alınması zorunludur. Alacaklı asıl borçluya başvurup, alacağını tahsil edemediği takdirde kefile başvurup alacağının tahsilini isteyebilecektir. Somut olayda davacı, dava dışı asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine 22.10.2008 tarihinde asıl borçlu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibini ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/21532 esas sayılı başlatmış ve dava tarihinde halen derdest olduğu; asıl borçlu hakkında yapılan takip ile aynı tarihte (22.10.2008) kefil olan davacı ... hakkında da ...1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/21533 esas sayılı dosyası ile takibe geçtiği görülmüştür. Oysa, asıl borçlu hakkındaki takip henüz sonuçlanmamış olduğundan davalının, davacı kefilden alacağını henüz talep etme hakkı yasal olarak doğmamıştır. Başka bir anlatımla kredi veren davalı bankanın, tüketici kredisi alan asıl borçlu aleyhindeki icra takibi sonuçlandırmadan, kefil hakkında takip başlatma hakkı bulunmamaktadır.

Mahkemece, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Bu sayfayı paylaş