Faydalı Linkler

Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama


Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
Pilatin Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Pilatin Hukuk Danışmanlık, Platin Hukuk Danışmanlık, Avukat Simge Pilatin, Simge Pilatin, İstanbul Yabancılar Hukuk Bürosu, Yabancılar Danışmanlık Bürosu, Sınırdışı Davası, Ticari dava av, Vergi Dava Avukatı İst

Yargıtay 1. Ceza Dairesi
E. 2015/3811
K. 2016/3183
T. 21.06.2016

 

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama

ÖZET : Engel hal olmadığı halde eylemin sürdürülmemesi, gece koşullarında ve belirtilen hareketli ortamda, özellikle hayati bölgelerin hedef alındığını, öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanık hakkında sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan ayrılarak nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden,suçun vasfında hataya düşülerek öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması BOZMAYI gerektirir.

1- Sanık .. hakkında, mağdur .karşı kasten yaralama suçundan CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, aynı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, söz konusu kararın itiraz merciince incelenmesi mümkün görülmüştür.

2- Sanık .. hakkında, mağdur . yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan temyiz incelemesinde,

A- Oluşa ve dosya içeriğine göre, mağdurdan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturacak söz ve davranış bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nun 29. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen tebliğnamedeki bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.

B- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık . mağdur . yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebep takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilerek reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak,

Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay gecesi sanığın arkadaşlarıyla yolda yürüdüğü esnada, mağdur ve arkadaşlarından kendilerine yönelik birşeyler söylendiğini düşünmesi üzerine, mağdur tarafın yanına giderek tehdit içerikli sözler söylediği, taraflar arasında bu nedenle tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık . mağdur . bıçakla sol uyluktan üç, sırt soldan bir ve lomber bölgesinden bir olmak üzere toplam beş yerinden yaraladığı, bu yaralardan birinin göğse nafiz olup pnömotoraks oluşacak ve hayati tehlike geçirecek, dördünün ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, sanığın daha sonra iradi olarak eylemine son verdiği olayda,

A- Engel hal olmadığı halde eylemin sürdürülmemesi, gece koşullarında ve belirtilen hareketli ortamda, özellikle hayati bölgelerin hedef alındığını, öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanık hakkında sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan ayrılarak nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden,suçun vasfında hataya düşülerek öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,

B- Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih . esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın TCK’nun 53. maddesindeki iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Usule ve yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu sayfayı paylaş