Faydalı Linkler

Kamu Kesiminde Yer Alan Özel Hukuk Kişilerinin Hukuki Durumuna Kısa Bir Bakış: “İETT”


Kamu Kesiminde Yer Alan Özel Hukuk Kişilerinin Hukuki Durumuna Kısa Bir Bakış: “İETT”
Kamu Kesiminde Yer Alan Özel Hukuk Kişilerinin Hukuki Durumuna Kısa Bir Bakış: “İETT” , Özel Hukuk Kişisi ve Kamu Hukuku Tüzel Kişisi Genel Ayrımı, Belediye Kavramı ve İstanbul İli İçin Uygulanacak Kanun, İETT’nin Tüzel Kişiliği Problemi

GİRİŞ:
İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Umum Müdürlüğü'nün ( "İETT” ), 3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının” İstanbul Belediyesi’ne Devrine Dair Kanun uyarınca özel hukuka göre faaliyet gösteren bir kamu tüzel kişisi olduğunu görmekteyiz.  
 
Özel Hukuk Kişisi ve Kamu Hukuku Tüzel Kişisi Genel Ayrımı:
 
Hukukta "kişi”, hak ve borçlara sahip olabilen varlıklara denilir. Kişiler ‘gerçek kişiler’ ve ‘tüzel kişiler’ olarak ikiye ayrılır. Gerçek kişiler insanlardır. Tüzel kişiler ise, birden fazla gerçek kişinin belli bir amaç doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşmuş, hak ve borç sahibi olabilen, kendisini oluşturan gerçek kişilerin dışında ayrı bir varlığa sahip olan topluluklardır[1]. Tüzel kişiler, ‘özel hukuk tüzel kişileri’ ve ‘kamu hukuku tüzel kişileri’ olmak üzere ikiye ayrılır. Özel hukuk tüzel kişileri, özel hukuka tabi olan tüzel kişilerdir. Bunlar, gerçek kişilerin serbest iradeleri ile kurulurlar ve bu şekilde sona ererler. Ayrıca, kamu gücüne sahip değillerdir. 4721 sayılı Medeni Kanunun[2] 47. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişileri, "başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar”.
 
Kamu hukuku tüzel kişileri, kamu hukukuna tabi tüzel kişilerdir. Özel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak; gerçek kişilerin serbest iradesi ile değil, devlet tarafından kanunla kurulurlar; özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerinden üstün konumdadırlar; kamu ayrıcalıklarına ve yükümlülüklerine tabidirler, zira kamu gücü ayrıcalıklarından yararlanırlar ve kamu yararının gerçekleşmesi amacıyla faaliyette bulunurlar.
 
Konuyu kamu tüzel kişilerinin, özel hukuk tüzel kişilerinden ayrılması sorunu bakımından ele alacak olursak, bir tüzel kişinin Anayasa ile veya kanunla bir "kamu tüzel kişisi” olarak nitelendirilmiş olduğu durumlarda söz konusu varlığı, kamu hukuku tüzel kişisi olarak kabul etmek gerekmektedir. Ancak Anayasa’da ve kanunlarda açıklık olmadığı durumlarda; tüzel kişi devlet tarafından kurulmuş ise ve kamu gücü ayrıcalıkları ile donatılmış ise, söz konusu kişiyi özel hukuk tüzel kişisinden ayırıp, kamu hukuku tüzel kişisi olarak nitelendirmemiz gerekecektir.
 
Belediye Kavramı ve İstanbul İli İçin Uygulanacak Kanun:
 
Belediyeler, idarenin teşkilatlanma biçimlerinden olan Yerel Yönetimlerin türlerinden biridir ve kamu tüzel kişiliğini haizdirler. Ayrıca, kişi topluluğu şeklindeki kamu hukuku tüzel kişilerine ‘kamu idareleri’ denir ve belediyeler de bunlardan biridir.
 
İstanbul ili, metropol bir yapıya sahip olması sebebiyle ‘büyükşehir’ olarak kabul edilmiş ve bu kapsamda, Büyükşehir Kanunu uygulamasına bakılması gerekliliği doğmuştur. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 28. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, 5216 sayılı kanunda hüküm olmaması durumunda genel hüküm olarak 5393 sayılı Belediye Kanununun hükümleri uygulanabilecektir.
 
5393 sayılı Belediye Kanununun 3. maddesinin a bendine göre; Belediye; belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir. Yine aynı kanunun, 14. Maddesine göre belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik... hizmetlerini yapar veya yaptırır.
 
5216 sayılı Büyükşehir Kanunu madde 3’e göre; büyükşehirlerde ‘Büyükşehir Belediyesi’’ ve ‘İlçe Belediyesi’ olmak üzere iki çeşit belediye vardır. Aynı kanunun 7. maddesinin ilk fıkrasında Büyükşehir Belediyesi Kanununun görev ve yetkileri sayma yoluyla (liste usulü) belirlenmiştir: " … büyükşehir ulaşım ana planını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini planlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergahlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek; büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak, kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilan ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek... ”.
 
Bunların yanı sıra, Anayasanın 127. maddesinin II. fıkrasının son cümlesinde, "büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim birimlerinin kanunla getirilebileceği” hüküm altına alınmıştır.
 
İETT’nin Tüzel Kişiliği Problemi:
 
"İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının” İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanunun 2. maddesi uyarınca, İETT’nin tüzel kişilik sahibi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, Belediye Başkanlığına bağlı bir genel müdürlük tarafından yönetilmesi öngörülmüştür. Bu itibarla, 1939 da 3645 sayılı özel kanunla kurulmuş olan İETT, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na bağlı bir Genel Müdürlük olup, özel hukuka göre faaliyet gösteren bir kamu hukuku tüzel kişisidir. Kanunun 5. maddesinde kanunda yazılı esaslara ve özel hukuk hükümlerine göre idare olunacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, işlemlerinin, arttırma, eksiltme ve ihale ve Muhasebei Umumiye kanunlarına ve belediye nizamnamesi hükümlerine tabi olmayacağına açıkça yer verilmiştir. Kısacası, İETT, bir kamu hukuku tüzel kişisi olabilmek için gereken iki şartı haiz; yani tüzel kişi devlet tarafından kurulmuş ve kamu gücü ayrıcalıkları ile donatılmış olduğundan, özel hukuk tüzel kişisi olmadığı açıkça görülmektedir. 
 
Hazırlayan: SİMGE PİLATİN
ANKARA 2011                    
 
[1] Kemal Gözler, İdare Hukuku Dersleri, 7. bs., Bursa, Ekin Kitabevi, 2008, S. 78.
[2] MK md. 55 uyarınca, ‘Kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümleri saklıdır.’


Bu sayfayı paylaş