Faydalı Linkler

İşçinin Bir Ay İçerisinde 7 Kez Mazeretsiz Olarak İşe Devam Etmemesi Hakkında Yargıtay Kararı


İşçinin Bir Ay İçerisinde 7 Kez Mazeretsiz Olarak İşe Devam Etmemesi Hakkında Yargıtay Kararı
Haklı fesih nedeninin bulunduğu bir fesihte sendikal nedenden bahsetmek olanaksız olup,davacının iş sözleşmesi, fesih tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalıdır

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2017/537 E., 2017/3024 K.T. 21.02.2017
Mahkemesi   : İş Mahkemesi
TALEP           : İşe İade

ÖZET: Davacının iş sözleşmesinin fesih sebebi bir ay içinde tam yedi kez mazeretsiz bir şekilde işine devam etmemesidir. Somut olayda, davalı işverence davacının devamsızlığına dair tutulan tutanaklar, davacının devamsızlık ile ilgili alınan savunmaları, fesih sebebini doğrular nitelikteki davalı tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça davacının bir ay içinde üç işgünü işe gelmediği ispatlanmış olup, davacı tarafça işverenden izin alındığı ya da devamsızlığın haklı bir nedene dayandığı ispatlanamadığından davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerekir.

KARAR: Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın gerçekte sendikaya üye olması nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca 1 yıllık ücret tutarında sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacı çalıştığı süreçte sık sık bildirimsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, dolayısıyla üretim kaybına sebep olduğunu, raporlu olduğu bazı günler için de davalı işyerine bildirimde bulunmadığını, işyerinin disiplinini bozucu davranışlarda bulunduğunu, 19.01.2016 tarihinden önceki 1 ay içerisinde 7 kez mazeretsiz olarak devamsızlık yaptığından bahisle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, hayatın olağan akışı, davacının kıdem durumu dikkate alındığında yaşamını sürdürmek için çalışması gereken davacının iş sözleşmesini devamsızlıkla sonlandırmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı gibi uygulamada genellikle iş sözleşmesi feshedildikten sonra devamsızlık tutanakları tutulduğunun benzer olaylarda da gözleniyor olması hususları birlikte değerlendirildiğinde tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davalı tarafın iş sözleşmesini feshinin haklı ve geçerliliğini delillendiremediği, Mahkemenin 20150/230 sayılı emsal dosyalarındaki davacı tanıkları ve bu dosyada dinlenen tanığın beyanlarında; 2015 ocak ayında ... Lastik İş sendikasına üye olduklarını, sendikaya üye olan 20-25 kadar işçinin 2015 yılı Ocak ve Mart ayları arasındaki süreçte davalı tarafça işten çıkarıldıklarını, Ocak ayında sendikaya üye olmak nedeniyle işten çıkarıldıklarına dair beyanları, çıkarılma zamanı ve sendikaya üyelik zamanları birlikte değerlendirildiğinde davacının kendisi gibi sendikaya üye olan 20 kişinin üyelik tarihinden 1-2 ay sonra iş sözleşmesinin sonlandırılması hususlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının iş sözleşmesinin sendikaya üye olmasından dolayı feshedildiği anlaşılmakla, davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenle yapıldığı ve haklı-geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

İş sözleşmesinin, işçinin izinsiz ve mazeretsiz olarak devamsızlık yapması sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II-g. bendinde, "işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.

İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermemektedir. Devamsızlığın haklı bir sebebe dayanması halinde işverenin derhal ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmamaktadır.

İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir.

Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp, kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.

Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur.

Maddede geçen "bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder.

İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlar söz konusu ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.

İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır.

İşyerinde cumartesi günü iş günü ise belirtilen gündeki devamsızlıkta diğer koşulların varlığı halinde haklı fesih nedenini oluşturabilir

Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesinin fesih sebebi 19.01.2016 tarihinden geriye doğru bir ay içinde yedi kez mazeretsiz bir şekilde işine devam etmemesidir.

Somut olayda, davalı işverence davacının devamsızlığına dair tutulan tutanaklar, davacının devamsızlık ile ilgili alınan savunmaları, fesih sebebini doğrular nitelikteki davalı tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça davacının bir ay içinde üç işgünü işe gelmediği ispatlanmış olup, davacı tarafça işverenden izin alındığı ya da devamsızlığın haklı bir nedene dayandığı ispatlanamadığından davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerekir. Haklı fesih nedeninin bulunduğu bir fesihte sendikal nedenden bahsetmek olanaksız olup, davacının iş sözleşmesi, fesih tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçe ile; Yerel Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak 21.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Kaynak Bilgisi İçin Tıklayınız.

Bu sayfayı paylaş