Faydalı Linkler

İdare Mahkemesinde Yürütmenin Durdurulması Talebi


İdare Mahkemesinde Yürütmenin Durdurulması Talebi
İcra ve iflas müdürlüklerinin yaptığı işlemler nedeniyle icra mahkemesine yapılan şikayetlerde, hukuka aykırılığın icra iflas memurunun hatasından kaynaklanması nedeniyle verilecek şikayetin kabulü kararlarında Hazine aleyhine maktu ücrete hükmolunur

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 
2015/15246 E., 2015/15246 K. T. 20.04.2016
MAHKEME : İdare Mahkemesi
MAHKEME : Yürütmenin Durdurulması Talebi

 

ÖZET: 21.12.2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında yer alan "İcra ve iflas müdürlüklerinin yaptığı işlemler nedeniyle icra mahkemesine yapılan şikayetlerde, hukuka aykırılığın icra ve iflas memurunun hatasından kaynaklanması nedeniyle verilecek şikayetin kabulü kararlarında, Hazine aleyhine maktu ücrete hükmolunur." ifadesinin, böyle bir düzenlemenin Kanunla yapılması gerektiğinden hukuka aykırı olduğu öne sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

KARAR: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 inci maddesinin 2 inci fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesinde, baro yönetim kurullarının her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderecekleri, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarifenin o yılın Ekim ayı sonuna dek hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderileceği, tarifenin Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşeceği; ancak Adalet Bakanlığının uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri göndereceği, geri gönderilen bu tarifenin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılacağı ve sonucun Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirileceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu Tarifenin 11 inci maddesi "İcra ve iflas müdürlükleriyle icra mahkemelerinde ücret" başlığını taşımakta olup; dava konusu 4 üncü fıkrasında "İcra ve iflas müdürlüklerinin yaptığı işlemler nedeniyle icra mahkemesine yapılan şikâyetlerde, hukuka aykırılığın icra ve iflas memurunun hatasından kaynaklanması nedeniyle verilecek şikayetin kabulü kararlarında, Hazine aleyhine maktu ücrete hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiştir.

2004 sayılı İcra İflas Kanununun "Şikâyet ve Şartlar" başlıklı 16. maddesinde "Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir. Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir." hükmü; "Şikayet üzerine yapılacak muameleler" başlıklı 17 inci maddesinde "Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur yahut düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur." düzenlemesi yer almaktadır.

Aynı Kanunun "Yargılama usulleri" başlıklı 18 inci maddesinde "İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçeyle olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zapt ettirmek suretiyle de olur. Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk halinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir." hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıdaki hükümlerin değerlendirilmesinden, İcra İflas Kanunun düzenlemiş olduğu "şikayet" müessesesinin icra iflas dairelerinin işlemlerinde kanuna veya usule aykırı hareket edildiği takdirde "İcra Mahkemesine" başvurulması öngörülen bir kanun yolu olduğu, bu tür şikayetlerin ivedi şekilde karara bağlanması gerektiği, şikayetin kabulü kararlarının da bozma yada düzeltme şeklinde olacağı ayrıca memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrasına karar verileceği anlaşılmaktadır. Dava konusu tarifeyle İcra Mahkemelerinin vereceği şikayetin kabulü kararlarında hukuka aykırılık memurun hatasından kaynaklı ise Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiş ise de Kanunda "şikayet" müessesinin ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği ve vekalet ücretine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, öte yandan bu tür şikayetler kamu adına yapılmadığından Hazine aleyhine vekalet ücreti hükmedilebilmesi için yasal bir düzenleme gerektiği, kaldı ki bu davalarda Hazinenin taraf sıfatı da bulunmaması nedeniyle aleyhine hüküm kurulamayacağından, dava konusu düzenlemenin bu maddeye ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan memurların hatasından kaynaklı durumlarda tarafların zarara uğraması nedeniyle memurların cezai ve disiplin sorumluluğu bulunduğu da açıktır.

Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı Yasa'nın 27 inci maddesinin 2 Naci fıkrasında öngörülen koşulların birlikte gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının yürütülmesinin durdurulmasına; bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz yolu açık olmak üzere, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sayfayı paylaş