Faydalı Linkler

Erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.


Erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.
Henüz 16 yaşını tamamlamayanın evlenme talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, evlenmesine izin verilmesinin hukuka uygun olmadığı, mahkeme kararı olağan kanun yollarına gidilmediği için kesinleştiğinden kanun yararına temyiz talebinde bulunuldu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2013/20482 E., 2014/5005 K. T. 10.03.2014

Mahkeme: Cumhuriyet Başsavcılığı (Kanun Yararına Bozma)

Talep: Evlenme İzni

ÖZET: Erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Oysaki evlenmesine izin verilen talep edenin, karar tarihi itibariyle henüz 16 yaşını tamamlamadığı, bu nedenle evlenme talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde talep edenin evlenmesine izin verilmesinin hukuka uygun olmadığı kanaatine varıldığı, söz konusu mahkeme kararı olağan kanun yollarına gidilmediği için kesinleştiğinden Savcılık makamınca kanun yararına temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

KARAR: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa, 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunun 3. maddesiyle ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) fıkrası gereğince;1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmiştir. Bozma nedeni olarak; dosyanın incelenmesinde, davacı Hilal vekili Av. Salih 'in 06/06/2012 havale tarihli dilekçesi ile; davacı yaşı küçük Hilal'in dava dışı Muhammet isimli kişi ile birlikte yaşamaya başladıkları, davacının 16 yaşını doldurduğundan kanuni güvence altına alınması için hâkimin izni ile evlenmesine izin verilmesini talep ettiği, mahkemece Yargıtay yolu açık olmak üzere davanın kabulüne karar verildiği, Yunak Cumhuriyet Savcısı Tuğba'nın 27/03/2013 tarihli mütalaası ile; dosyanın karar kesinleştikten sonra incelenmesi neticesinde kararın yasaya uygun olmadığının tespit edildiği, kararda Konya ili, Y. ilçesi, K. köyü nüfusuna kayıtlı 01/11/1996 doğumlu Hilal 'in 16 yaşını ikmal ettiği gerekçesi ile evlenmesine izin verildiği, adı geçen kişinin, A. ilçesi, K. belediyesinde 08/06/2012 tarihinde evlendiği ve bu evliliğin resmî kayıtlara tescil edildiği, Türk Medeni Kanunu'nun 124/2 maddesinde "... Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir" hükmünün yer aldığı; oysaki evlenmesine izin verilen Hilal'in, karar tarihi olan 07/06/2012 günü itibariyle 15 yaş, 7 ay ve 6 günlük olup henüz 16 yaşını tamamlamadığı, bu nedenle evlenme talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, Hilal 'in evlenmesine izin verilmesinin hukuka uygun olmadığı kanaatine varıldığı, söz konusu mahkeme kararı olağan kanun yollarına gidilmediği için kesinleştiğinden kanun yararına temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 124/2. maddesi ile "Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir" hükmü getirilmiştir.

Evlenmesine izin verilmesi istenilen 01/11/1996 doğumlu Hilal'in dava ve hüküm tarihinde onaltı yaşını doldurmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Türk Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenmeye izin verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere bozulmasına, oybirliğiyle karar verildi.

Bu sayfayı paylaş