Faydalı Linkler

Davacının aracın Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3 maddesi uyarınca geçici olarak trafikten men edilmesine ilişkin işlem ile davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.


Davacının aracın Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3 maddesi uyarınca geçici olarak trafikten men edilmesine ilişkin işlem ile davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemlerden idari para cezası araç sürücüsüne verilmiş olup para cezasının davacının; kişisel, güncel ve meşru menfaatini ihlal etmediğinden idari para cezasına ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Danıştay 15. Daire Başkanlığı
2016/1989 E., 2016/4312 K.
 
ÖZET : İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 19/10/2015 günlü, E:2015/161; K:2015/1821 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
 
Dava; davacıya ait aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi uyarınca geçici olarak trafikten men edilmesine ilişkin 17/01/2015 tarih ve 458127 sayılı işlem ile davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin aynı tarih ve 596454 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
 
İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nce, davacının işlem tarihinde geçerli başka firma personellerini taşımak üzere düzenlenmiş personel servis aracı güzergah kullanımı izin belgesinin bulunduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir.
 
Davalı idare tarafından anılan İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Davacılara ait aracın trafikten men edilmesine ilişkin 17.01.2015 tarih ve 458127 sayılı işlemin iptaline ilişkin kısım incelendiğinde;
 
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu
Danıştayın;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.
 
Araç sürücüsü idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptaline ilişkin kısım incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "iptal davaları", idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
 
İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, sübjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. Menfaat ihlali, hak ihlali kavramından daha geniş kapsamlı olup; maddi veya manevi bir zararı bulunmasa dahi ilgiliye dava açma hakkı vermektedir. Ancak her halde menfaat ilgisinin, meşru, kişisel ve güncel olması gerekmektedir.
 
"Meşru menfaat” ilgisinden kasıt, kişi ile işlem arasında hukuken kabul edilebilir, dinlenilebilir veya korunmaya değer bir ilginin varlığı iken; "kişisel menfaat” ilgisiyle, işlemin, kişinin hukukunu etkilemesi, diğer bir anlatımla kişi bakımından hukuk aleminde sonuç doğurması kastedilmektedir. "Güncel menfaat” ise, söz konusu işlemin kişi üzerindeki hukuki etkisinin doğmak üzere olmasını veya halihazırda devam etmesini, işlemin uygulanabilir niteliğini yitirmemesini ifade etmektedir. Dolayısıyla geleceğe yönelik muhtemel menfaat ilgisi, kişilere iptal davası açma hakkı vermemektedir.
 
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, hukuk devletinin gerçekleştirilebilmesi bakımından idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır. Aynı şekilde, tesis edilen işlemin (genel, soyut, objektif kural koyan düzenleyici işlem niteliğinde bulunmasa dahi) tüm ülke çapında etki doğurması, ülkenin genel siyasetini veya vatandaşların genel ve ortak menfaatini ilgilendirmesi halinde, salt vatandaş olma sıfatıyla iptal davası açılabileceğinin kabulü gerekmektedir.
 
Bu durumda, dava konusu işlemlerden 17/01/2015 tarih ve 596454 sayılı idari para cezası araç sürücüsüne verilmiş olup para cezasının davacının; kişisel, güncel ve meşru menfaatini ihlal etmediğinden araç sürücüsü hakkında verilen idari para cezasına ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte olup, İdare Mahkemesi kararının 17/01/2015 tarih ve 596454 sayılı idari para cezasının iptaline ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
 
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 19/10/2015 tarih ve E:2015/161; K:2015/1821 sayılı kararının men işleminin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, araç sürücüsüne idari para cezası verilmesi işleminin iptaline ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sayfayı paylaş