Faydalı Linkler

Danıştay Kararı: Tam Yargı Davası (Maddi-Manevi Tazminat)


Danıştay Kararı: Tam Yargı Davası (Maddi-Manevi Tazminat)
Danıştay Kararı, Tam Yargı Davası (Maddi-Manevi Tazminat)

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/97 E.,2016/2054 K.

 

MAHKEMESİ :  İdare Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tam Yargı Davası (Maddi-Manevi Tazminat)

 

ÖZET : 

Kahramanmaraş İdare Mahkemesince, davanın kabulü yolunda verilen 28/10/2015 tarih ve E:2014/374, K:2015/999 sayılı kararın 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile, usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

 

Dava, davacılar çocuğu ve kardeşi olan ...'ın 3/10/2010 tarihinde Kahramanmaraş Döngel Deresi Taşkın Koruma İnşaat Proje sahasında inşaat çalışması yapılmakta iken sahada bulunan tersip bendi ve beş (5) adet kademeli ıslah sekileri önünde toplanan çamurlu su birikintisi içine girmesi sonucu boğularak vefat ettiği ve ölüme davalı idarece, inşai faaliyetler sırasında gerekli önlemlerin alınmaması ve idari hizmetin kusurlu işletilmesinin neden olduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen destekten yoksun kalma ve manevi zararlar karşılığı (fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle) baba için 1.000.-TL maddi, 20.000.-TL manevi; anne için 1.000.-TL maddi, 20.000.-TL manevi; kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 10.000.-TL manevi olmak üzere toplam 2.000.-TL maddi, 60.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmış; davacılar tarafından dava aşamasında maddi zarar için yapılan 93.857.-TL'lik miktar artırım talebiyle birlikte tazmini istenilen maddi zarar miktarı 95.857.-TL'ye arttırılmıştır.

 

Kahramanmaraş İdare Mahkemesince dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 9/7/2015 havale tarihli bilirkişi raporunda anne için destekten yoksun kalma zararının 54.776,16.-TL, baba için 41.081,91.-TL olarak belirlendiği; davacı tarafın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda belirlenen maddi tazminat miktarının dikkate alınması suretiyle hüküm kurulması yolundaki miktar artırım talebi de dikkate alınarak anne için 54.776,16.-TL, baba için 41.081,91.-TL olmak üzere toplam 95.857,07.-TL destekten yoksun kalma zararının maddi tazminat olarak; olayın gelişimi ve davacıların yaş ortalamaları, bir ömür boyu ölen kişinin kendilerine göstereceği şefkat ve ilgiden mahrum kalacakları da dikkate alındığında, ölüm olayı neticesi duyulan acı, ısdırap ve üzüntünün bir nebze olsun giderilebilmesi için takdiren, baba için 20.000.-TL, anne için 20.000.-TL, kardeşler ... ve için ayrı ayrı 10.000.-TL olmak üzere talep edilen toplam 60.000.-TL'nin ise manevi tazminat olarak davacılara ödenmesi gerektiğinden; toplam 155.857,07.-TL'lik maddi ve manevi tazminatın adli yargıda dava açma tarihi olan 3/10/2011 tarihinden itibaren davacılara fiilen yapılacak ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanması suretiyle ödenmesine karar verilmiştir.

 

Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

 

Manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısma yönelik temyiz isteminin incelenmesi,İdarenin kusuru, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, mahkemece davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı, davacı tarafça istenilen miktarın aşılamayacağı da dikkate alınarak yeterli bulunduğundan, temyizen incelenen Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.Maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısma yönelik temyiz isteminin incelenmesi,

 

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. 

 

Dava konusu olayda, davacılar yakını ... ve diğer iki arkadaşının, köyde ikamet edenlerin günlük yaşantıları içinde gidebilecekleri mesafede bulunan ve davalı idarece projenlendirilen, yine davalı idarenin denetim ve gözetiminde yürütülen Kahramanmaraş Döngel Deresi Taşkın Koruma İnşaat Proje sahasında inşaat çalışması yapılmakta iken sahada bulunan tersip bendi ve beş (5) adet kademeli ıslah sekileri önünde toplanan çamurlu su birikintisi içine girmesi sonucu boğularak vefat ettiği tartışmasız olup; ölüm olayının meydana gelmesinde, denetim ve gözetim hizmetinin yeterince işlememesi nedeniyle ortaya çıkan hizmet kusurunun neden ve tesirinin bulunduğu, dolayısıyla, davacıların maddi zararının hizmet kusuru ilkesine göre tazmini gerektiği açıktır.

 

Öte yandan, davacılar yakınının olay tarihi itibarıyla sekiz (8) yaşında olduğu dikkate alındığında, olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmeyen anne ve babanın da %50 oranında kusuru bulunduğundan, hükmedilecek maddi tazminat belirlenirken tarafların kusur oranının da dikkate alınması gerekir. Buna göre, İdare Mahkemesince, meydana gelen maddi zararda ölenin ebeveynlerinin de müterafik kusuru bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi ve maddi tazminat hesabının da bu durum nazara alınarak yapılması gerekirken, olayda tamamiyle idarenin kusuru olduğu kabul edilmek suretiyle maddi tazminat miktarının belirlenmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

 

SONUÇ: 

Açıklanan nedenlerle Temyiz isteminin kısmen kabulü ile, anılan kararın, maddi tazminat isteminin kabulüne ve yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının BOZULMASINA, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine 18/4/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.




Bu sayfayı paylaş