Faydalı Linkler

Başvurucuların iddialarının karşılanmadığı, bahse konu ilamın objektif olarak anlaşılmasına imkân verecek yeterli gerekçeyi içermediği anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurucuların gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.


Başvurucuların iddialarının karşılanmadığı, bahse konu ilamın objektif olarak anlaşılmasına imkân verecek yeterli gerekçeyi içermediği anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurucuların gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
Türk Hava Yolları başvurucuların da dâhil olduğu 305 işçinin sözleşmesini, yasa dışı eyleme katıldıkları gerekçesiyle feshetmiştir. AYM tarafından Kabul Edilebilirlik ve İhlal Kararı verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi
Birinci Bölüm
Başvuru Numarası: 2013/7449
Karar Tarihi: 16/12/2015
 
ÖZET: Başvurucular tarafından açılan işe iade davalarında, Mahkemelerce somut delillere dayalı olarak davaların kabulüne karar verilmesine rağmen başvurucuların eyleme katılıp katılmadıkları yahut neden iş başı yapıp yapmadıkları konusunda yeterince bir açıklamanın yapılmadığı, her bir başvurucuya yönelik olarak konunun yeterince aydınlığa kavuşturulmadığı, seri hâlde incelenen diğer dosyalarla beraber aynı şekilde davaların reddine karar verildiği ve başvurucuların iddialarının karşılanmadığı, bahse konu ilamın başvurucular ve üçüncü kişiler tarafından objektif olarak anlaşılmasına imkân verecek yeterli gerekçeyi içermediği anlaşılmıştır. Bu nedenle yargılama süreçleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucuların gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
 
OLAY VE OLGULAR
Olaylar
Başvurucular olaylar sırasında, ayrı bir tüzel kişiliği olan Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (Türk Hava Yolları/THY) ile Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.de (Türk Hava Yolları/THY) kabin amiri ve teknisyen unvanlarıyla işçi olarak çalışmaktadır.
 
Bu çerçevede bazı çalışanlar 29/5/2012 tarihinde farklı gerekçelerle işbaşı yapmamış ve bu kişilerin bir kısmı Atatürk Havalimanında düzenlenen basın açıklamasına da katılmıştır. Başvuruculardan Önder Atmaca, Halidun Ekmekci, İsmet Solak Sendika temsilcisi olduklarını ve söz konusu tarihte sendikal izinli olduklarını ileri sürmektedirler. Yine başvuruculardan Mustafa Örs ve Veli Toka iş yerlerinin Ankara'da olduğunu, olayların meydana geldiği tarihte de Ankara'da eğitim aldıklarını, diğer bir başvurucu olan Can Doğan Yıldız ise 29/5/2012 tarihinde izinli olduğunu ve eyleme katılmadığını ifade etmektedir.
 
Türk Hava Yolları daha sonraki bir tarihte, başvurucuların da dâhil olduğu 305 işçinin sözleşmesini, yasa dışı eyleme katıldıkları gerekçesiyle feshetmiştir.
 
Başvurucular, iş akdinin feshine karşı işe iade istemli tespit davası açmışlardır. Bakırköy 13. ve 15. İş Mahkemeleri, değişik tarih ve sayılı kararlarla farklı gerekçelerle feshin geçersizliğine ve başvurucuların işe iadesine hükmetmiştir.
 
Başvurucu Can Doğan Yıldız hakkında verilen kararda Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma sonrası yapılan yargılama bu sefer Bakırköy 31. İş Mahkemesinde görülmüş, Mahkeme 24/3/2014 tarihli ve E.2013/933, K.2014/63 sayılı kararıyla işverence yapılan feshin geçerli bir nedene dayanmadığı sonucuna ulaşmıştır.
 
Davalı işverenler ile beraber başvurucular da yerel mahkeme kararını ayrı ayrı temyiz etmiş, başvurucular Önder Atmaca, Halidun Ekmekci ve İsmet Solak temyiz dilekçesinde kendileri dâhil 38 kişinin davalı Şirket tarafından özellikle seçilerek sendikal faaliyette bulunmaları, üyesi bulundukları Sendikayı desteklemeleri ve işyeri temsilcileri olmaları sebepleriyle işten çıkarıldıklarını ileri sürerek sendikal tazminat olarak üç yıllık brüt ücret tutarında tazminat verilmesini ve yerel mahkeme kararlarının düzeltilerek onanmasını talep etmişlerdir. Diğer taraftan başvuruculardan Veli Toka ve Mustafa Örs de benzer sebeplerle aynı talepte bulunmuştur.
 
Temyiz üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi değişik tarih ve sayılı kararlarıyla kararların bozularak ortadan kaldırılmasına ve başvurucuların davalarının reddine kesin olarak karar vermiştir.
 
Başvurucular süresi içerisinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
 
İNCELEME VE GEREKÇE
Başvurucuların İddiaları
Başvurucular, kendileri gibi dava açan 305 işçinin ilk derece mahkemelerince işe iadesine karar verildiğini, bu dosyalardan Yargıtay 7. Hukuk Dairesine tevzi edilen kararların onandığını fakat kendi dosyalarının Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından incelendiğini ve kendileriyle ilgili olmamasına rağmen topluca doktor raporu alarak iş bıraktığı sonucuna varılması suretiyle kararların bozularak reddedildiğini belirtmişlerdir. Bunun yanında başvuruculardan bir kısmı, olay günü sendikal izinli veya boş gününde olduklarını ve herhangi bir görevlerinin bulunmadığını, bir kısım başvurucular ise Ankara'da eğitim programında olduklarını ileri sürerek CD'deki görüntülerde yer almamalarına ya da herhangi bir şekilde çalışanlara müdahale etmemelerine rağmen işverenin iddialarının doğru olmadığını ispatlamak zorunda bırakılmalarından şikâyetçi olmaktadırlar. Başvurucular bu nedenlerle Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
 
Değerlendirme
Başvurucular; Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından topluca doktor raporu alınmak suretiyle iş bırakıldığı sonucuna varılarak haksız yere davalarının reddedildiğini, aynı durumda oldukları kişilerce açılan davaların Derece Mahkemeleri tarafından daha önce kabul edildiğini ileri sürmektedirler. Başvurucuların anılan ihlal iddiaları, Yargıtay kararlarının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında kabul edilerek bu yönden değerlendirme yapılmıştır.
 
Adil Yargılanma Hakkının İhlali İddiası
Başvurucular tarafından açılan davada davalılar, esasa ilişkin olarak başvurucuların anılan eyleme katıldıklarını, iş başı yapmak isteyenlere baskı yapıldığını, eylem nedeniyle uçuşların iptal edildiğini, başvurucuların yasa dışı eyleme katılmaları nedeniyle sözleşmelerinin haklı nedenle feshedildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir. Bunun yanında başvurucular Önder Atmaca, Haldun Ekmekci ve İsmet Solak'ın iş yeri temsilcisi oldukları davalı tarafça da belirtilmiş ve başvurucular Veli Toka ve Mustafa Örs'ün Ankara'daki görevine gitmeyerek mevcut eyleme bulunduğu yerden destek verdiği ileri sürülmüştür.
 
Başvurucular tarafından açılan işe iade davalarında, Mahkemelerce somut delillere dayalı olarak davaların kabulüne karar verilmesine rağmen başvurucuların eyleme katılıp katılmadıkları yahut neden iş başı yapıp yapmadıkları konusunda yeterince bir açıklamanın yapılmadığı, her bir başvurucuya yönelik olarak konunun yeterince aydınlığa kavuşturulmadığı, seri hâlde incelenen diğer dosyalarla beraber aynı şekilde davaların reddine karar verildiği ve başvurucuların iddialarının karşılanmadığı, bahse konu ilamın başvurucular ve üçüncü kişiler tarafından objektif olarak anlaşılmasına imkân verecek yeterli gerekçeyi içermediği anlaşılmıştır. Bu nedenle yargılama süreçleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucuların gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
 
Belirtilen nedenlerle başvurucuların Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
 
HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, Gerekçeli karar hakkı yönünden ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılması için kararın bir örneğinin Yargıtay 22. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere Bakırköy 13. ve 31. İş Mahkemelerine GÖNDERİLMESİNE, Maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerin REDDİNE 16/12/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Bu sayfayı paylaş